LÜBBETÜLAYN's profile¸,ø¤º°`°º¤ø,¸ Ge¢egözlüm...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
¸,ø¤º°`°º¤ø,¸ Ge¢egözlüm ¸,ø¤º°`°º¤ø,¸Çσк iηѕαηℓαя göя∂üм вαηα ¢αηıм ¢i¢iм ∂iуєη..αмα нєρѕiηi içiмє göм∂üм,кiм ναякi ѕiℓiηмєуєη?.αşкℓαя уαℓαηѕα,iηѕαηℓαя уıℓαηѕα,уüяєğιм уαηαяѕα..ѕєν∂αℓαя ηє ƒαу∂α؟вiℓiуσяυм уαяιη уiηє αğℓαуα¢αğıмı,αмα уαяıηıη вυgüη∂єη тєк ƒαякı...αятıк iηѕαηℓαяı тαηıмα∂ğıмı!!.. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||
İYİ DİNLEMELER...
|
October 11 ~~Defianda me dios de mi~~
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları bir ‘oyun ve oyalanma konusu' olsun diye yaratmadık. Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler. (Duhan Suresi, 38-39)
Çoğu insan örümcekleri sadece, avlanmak için ağ kuran hayvanlar olarak bilir. Bu eksik bir bilgidir çünkü birer mimarlık ve mühendislik harikası olan bu ağlar, örümceklerin avlanmak için kullandıkları tek yöntem değildir. Örümcekler, ağ örmenin yanısıra avlanmak için son derece şaşırtıcı taktikler de kullanırlar. Resimde görülen çiçeğin ve örümceğin renkleri tıpatıp aynıdır.Öyleki bazı böcekler çiçek zannederek örümceğin üzerine konarlar.Bu iki canlıyı birbirlerine tam uyumlu olacak şekilde,Aynı renkte yaratan üstün güç sahibi ALLAH'tır.
Bilim adamlarının asırlardır kimyasındaki esrarı çözmek için çalışmalarını sürdürdüğü örümcek ağlarının, aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu belirlendi.
Taklit edilmesi durumunda teknoloji ve endüstride kullanılabileceği pek çok alan hayal bile edilemezken, örümcek ağlarının kimyasal özellikleri sebebiyle gerçek birer mühendislik mucizesi olduğu bildirildi. Uzmanlar iz bırakmayan ameliyat ipliklerinden, çok hafif kablolara, kurşun geçirmez kumaşlardan esneyen emniyet kemerlerine kadar pek çok alanda kullanılacak olan ağların esrarını çözmeye çalışırken ilginç bulgulara ulaştı.
Renk körü olan örümceklerin bozulan ağını yiyerek yeniden iplikçik ürettiği de kaydeden uzmanlar, ağların tamamen geri dönüşümlü olması sebebiyle araştırmalarını aralıksız olarak sürdürüyor...
KIZ KULESİ VE EFSANELERİ...
Üsküdar sırtlarında Tarnıça Afrodit adına bir tapınak vardır. Hero'da genç kızların görev yaptığı bu tapınağın rahibelerindendir.
Kulede kumrulara bakmakla görevlidir. Aşka yasaklıdır. Her ilkbaharda doğanın uyanışı adına tapınak çevresinde törenler yapılır, çevre şehirlerden insanlar akın akın tapınağın çevresine gelir, yenilir içilir, aşkı bulamayanlar Afrodit'e mabedinde yakararak aşkı yaşayabilmek için yakarırlar. Boğazın karşı kıyısında oturan Leandros'ta bu törene katılmak için tapınağa geldiğinde Hero'yla karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde kıskanç bir rahip feneri söndürür. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularına gömülür. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden Boğazın sularına bırakır.
Kuleyle ilgili söylencelerden biri de Kleopatra'nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikayesidir. Kehanete göre kralın birine, çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir.Bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesi zehirler. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır.
UNUTMAYIN BIRGÜN SIZDE ÖLECEKSINIZ.
EBEDI HAYATA GECECEKSINIZ
YAPTIKLARINIZIN HESABINI VERECEKSINIZ.
O ZAMAN RABBINIZE NE DIYECEKSINIZ
SEN iSLAMI ÖYLE BIR YAŞAKI AKILLAR DURSUN.
SEN ONUN BUNUN DEGIL ALLAHIN KULUSUN.
SEN ZÜLMETLER IÇINDE PARLAYAN NURSUN.
SENIN GIBI MÜCAHIDE SELAM OLSUN...
DÜNYA DENEN BU DIYAR
SANMAKI SÜRER EBEDIYETE KADAR
SORARSAN EBEDI HAYAT NERELERDE
SEN INSAN OGLU UYUYORSAN EGER
BILMELISINKİ FANI DÜNYA GELIR GEÇER
ALİMDEN AL DERSINI ÖGREN TEFSIRI
AHIRET VARDIR CENNET CEHENNEM
SEÇIMINI YAP SAKIN GEÇ KALMA
KUR`AN OLSUN MESALEN UNUTMA..
GÖZYAŞI VE AĞLAMAK Ağlamak;
Rahmandan kuluna bir armağan, bir rahmet!... Ağlamak; İçteki sıkıntıları dışa atmaktır... sıkıntılardan arınmaktır!... Bazen sevgiliye naz! Bazen sitemdir! Bazen de anlaşılamamaktır... Bazen pişmanlığın ifadesi... Ağlamak; Kaybedilene ağıt! Hüznün doruk noktası... Resulün kaybettiği oğluna hediyesi ... Ya Resulallah! Sen de mi? Dedirten inci taneleri... Bazen Rab’be yöneliş!... Bazen af dileme!... Bazen acının inci inci dışa vurumu! Adeta acının yıkanması... toprağa karışıp yok olması... Bazen sevincin gözlere yığılması, ardından göz pınarlarından süzülen daneler... Yürekte sevinç fırtınaları koparken, gözlerin mahzunluğu! Söylemek !hissettiklerini ifade etmek insana uzakken, süzülen damlalarla bunları tek tek yazmak! İçteki gök gürültüsünün adeta yağmuru davet edimi... Yakubun Yusu fa özleminin ifadesi!... Net, yalın, riyasız hiçbir kelime telaffuz etmeden tüm çıplaklığıyla, duyguların ifadesi... Ve ağlayabilmek; Gece yarısı mahlukat uyurken, seccadesinde Rab bine huşuyla yönelmiş, alın secdede, Rabbi ile buluşmanın doruk noktasında... bir müminin gözlerinden süzülen damlalar! Belki de diğerlerinin kurtuluşuna mütesebbib!... Rabbinden rahmet olarak.... Bir annenin yavrusuna özlemi, hasretinin ifadesi!... Duygular kumkuması içindeyken kalbin birden infilak etmesi... Ve gözyaşı; Rabbinden rahmettir mü’mine!... Bir tesellidir anneye! Sevgiliye sığınak!... Mecnundan Leyla‘ ya kalan hatıra!...ve Resul‘den ümmetine merhamet!... Terbiye Yaratilisa Baglidir Eski iran hükümdarlarından biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor
Vezir aynı görüşte değildi:
- Hükümdarım hocanın elinde mucize yok Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir
Hükümdar aksi görüşteydi Terbiye ile yaratılışa yön verebileceğini iddia ediyordu Bunu kanıtlamak için bir akşam sarayında bir eğlence düzenledi Bu eğlence sırasında eğitilmiş kedilerin bir gösterisi de yer aldı Bu kediler, sırtlarında, bir tabak içinde yanan mumları taşıyorlar ve onları
düşünmüyorlardı Hükümdar vezire bu kedileri göstererek:
- Görüyorsunuz, terbiyenin nelere gücü yetiyor, dedi
Vezir karşılık vermedi Olumlu, olumsuz bir şey söylemedi Yeni bir eğlence gecesini bekledi Bir başka gecede düzenlenen eğlenceye gelirken yanında gizlice bir kaç tane fare getirdi Kediler gösteriye başladığı zaman bu fareleri kedilerin ortasına doğru salıverdi Fareleri gören kediler sırtlarındaki tabağı, mumu unutup farelerin peşine takıldılar Mumlar, tabaklar hepsi bir yana yuvarlandı Yanan mumlardan yerdeki halılar tutuştu Ortalık bir anda ana-baba gününe döndü Tam bu esnada vezir padişaha yanaşıp iddiasını kanıtlamanın gururuyla şöyle dedi:
- Gördünüz mü padişahım terbiye yaratılışa tabidir
SİZCEDE HOCA HAKLIMI NE DERSİNİZ... Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında okuduktan sonra vatanına
ateist olarak geri döner. Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı canı gayet sıkıntılıdır. Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük ilim sahibi olan köyün hocasına götürürler. Hoca ve delikanlının arasında geçen dialog şöyle devam eder. Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma
cevap verebilecek misin? Hoca: Allah'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularına cevap verebileceğim. Delikanlı: Emin misin? Proferserler
bile cevap veremedi bana. Hoca: Allah'ın izniyle cevap vermeye çalışırım Delikanlı: 3 sorum var
1. Allah yaşıyor mu? öyle ise, şeklini bana göster 2. Takdir (kader) nedir? 3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor, cehennemde ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın. Tanrı bunu düşünemedi mi? Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı kırar. Delikanlı canı yana yana sorar; Neden
sinirlendin ki? Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç soruna bir cevabım der. Delikanlı: Hiç birşey anlamadım.
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyor musun? Delikanlı:
Evet Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
Delikanlı: Gösteremem.
Hoca: Bu benim ilk cevabım. Herkes
Allah'ın varlığını hisseder ama Allah'ı göremez. Hoca: Dün gece rüyanda benim
başında saksı kırdığımı gördün mü? Delikanlı: Hayır. Hoca: Bugün böyle birşey ile
karşılaşacağını hiç düşündün mü? aklından geçti mi? Delikanlı: Hayır Hoca: Bu işte takdir dir (kader)
Hoca: Biz neyden yaratıldık?
topraktan yaratılmış değil miyiz ? Delikanlı: Evet böyle denir. Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? Allah isterse ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı...? ![]() Ey Allah (c.c.)ın kulları! Bugünün genç müslümanları!
Her gün sabırsızca bekliyorsunuz,
"Bana e-mail geldi mi?" diye.
Günde bir kaç kez online oluyorsunuz.
Mutlu oluyorsunuz,
"Bir mailiniz var!" yazdığında.
Okumak için sabırsızlanıyorsunuz.
Bazı mesajlar gerçekten güzel,
Arkadaşlarınızdan, dostlarınızdan sıcacık.
Fakat çoğu öylesine gelmiş; alakasız.
Sadece zamanınızı alıyor.
Derhal siliyorsunuz.
Biliyor muydunuz, yaklaşık 1400 yıl önce,
Allah(c.c.) size uzun bir e-mail gönderdi.
Meleği Cebrail(a.s.) aracılığıyla elbet,
Kulu Muhammed Aleyhisselatuvesselam’a
Açtınız mı bu e-maili?
Subject: Kur’an,
"Kuşku Barındırmayan Rehber"
Download ettiniz mi bu dosyayı?
Kalbinize bookmark’ladınız mı?
Hayatınızın "favoriler"ine eklediniz mi?
Her sabahınızın "başlangıç sayfası" yaptınız mı?
Açtıysanız bu e-maili
Hepsini okumuş olmalısınız...
Gönderilen elçilerin kıssalarını...
Helak olan kavimlerin öykülerini...
İnsanlığa mesajları,
Günlük hayatınızın rehberini,
Geleceğe dair güzel haberleri, müjdeleri.
Allah’ın sizden "reply" edip,
E-mail olarak iyi amel beklediğini.
şimdi, her sabah uyandığınızda;
İlk bu e-maili okuyun.
Kur’ân’da "save" edildiği şekliyle,
Hatırlayın ve ona göre "reply" eyleyin.
Sevgili genç müslümanlar;
İslamın geleceğine "enter"leyin.
![]() ![]() ![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() S.A ARKADAŞLAR YENİ SPACES DEN PEK BİŞEY ANLAMADIM AÇIKCASI ANLAMAYA VAKTİM DE OLMADI YORUMLARINIZDAN DOLAYI TEŞEKKÜRLER OKULDAN DOLAYI İADE-İ ZİYARETTE BULUNAMIYORUM !FAYDALI OLABİLECEK BÜTÜN PAYLAŞIMLARINIZI DA BEKLİYORUM... PEYGAMBER EFENDİMİZE SALAVAT GETİRİP FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZEDE DUA ETMEDEN SAYFAMDAN AYRILMAMANIZIDA RİCA EDİYORUM HEPİNİZDEN ALLAH RAZI OLSUN ...SELAM VE DUA İLE... ( LÜTFEN CHATBOX EKLEMEYİN... )
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|